Sunday, December 5, 2010

Şair mi 0lsam ne?

     BABAANNEM        
                                                  
Babaannemin çorbası                                    
Yalova'dan duyulur.    
Ben gece babaannemle, 
Sıla'da yalnız uyur.  

Bu sene dört oldum,   
Yaramazlığa doydum.   
Bekle beni babaanne,   
Büyük yardımcın oldum.  

Sena Vatansever     

Wednesday, December 1, 2010

Kardeşimin Doğum Günü

Kardeşimin 4. yaşgünü,,, İyiki Doğdun Sıla

Kardeşim 16.11.2006'da dünyaya geldi. Bu sene de doğum günü bayrama rast gelince, gittiğimiz heryerde kutladık. Hediyelere sevindik, çünkü kardeşime hediye alanlar beni de unutmuyorlar, böylece ikimizde seviniyoruz. Kardeşimi çok seviyorum. İyiki var, iyiki doğdu, hep beraber oluruz inşallah.
Pastayı anneannemle beğenip aldık. Uğur böceği, ne kadar güzel değil mi?

Saturday, November 27, 2010

Doğu Kışla 'da konser


Dğu Kışla 'daki ilahi konsere annem, babam, kardeşim ve ben yani hep beraber  gittik. Kardeşim oradaki semazenlerin eteklerine hayran kaldı. O gün aklımda  `acaba nasıl başları dönmüyor?` diye bir soru dolaşıyordu. Ertesi gün televizyonda sorumun cevabını buldum. Tek bir yöne bıkıyolarmış. Merak ettim ve denedim, gerçektende dönmüyormuş. Siz denerken iyi düşünün genede, ne olur, ne olmaz... :))

Öğretmenim

Biz dünyanın bütün çiçekleriyiz öğretmenim.
Hani siz, dübyanın bütün çiçeklerini,
Öğrencilerinizi istemiştiniz ya,
İşte...  geldik öğretmenim.

Kalem tutmayı siz öğrettiniz.
Kimimiz öğretmen,
Kimimiz doktor,
Kimimiz subay olduk.

Hiç aramamış olsakda,
Sizi hiç unutmadık öğretmenim.
Hakkınızı ödeyemeyiz,
Sizi çok seviyoruz öğretmenim.

Sena Vatansever

Şiiri annemle beraber yazdık ve 24 Kasım öğretmenler gününde kürsüde okudum. Benden önce okunan şiir "Dünyanın Bütün Çiçekleri" idi, sonrasında da ben... Okulumuzdaki bütün öğretmenler ve tabiki kendi öğretmenim beni tebrik ettiler. Bende çok mutlu oldum.

Monday, August 23, 2010

Minik Dualar Konseri

Minik Dualar Grubu İzmit Konseri
Dün öğlen fuara gezmeye gittik. Fuara bazen babamla ikimiz gideriz. Küçük kardeşim azıcık yaramaz da... Çoğu yer kapalıydı, akşam 18.00 den sonra açılıyormuş. Midilliye bile binemedik. Açık olan kitapçıda çok güzel hediyelik tablolar vardı, kitaplar. Daha neler, neler... Çok istediğim oyuncak fotoğraf makinesinden de vardı. Düğmesine basınca hac resimleri gösterenden, aldık tabi.
Oradaki abladan akşam MİNİK DUALAR GRUBU'nun geleceğini öğrendim. Hopladım, zıpladım ama nafile, babam arkadaşlarına akşam balığa gitme sözü vermiş. Oraya gitti.Evimiz 9. kat olduğu için fuarı görebiliyoruz, konserlerin sesini de duyuyoruz ama ben yakından duymak istiyordum. Ben hep onlar buraya gelsinler istemiştim. Seslerini duyup gidememek çok kötü bir şey. Ben de ağladım, hem de çok ağladım.
Sonra çok güzel bir şey oldu. Balık yokmuş ve babam eve gelmiş. "Haydi hazırlanın, gidelim dedi" Minik Dualar'ın konserine yetiştik. Son iki parçasını dinleyebildik ama hayalim gerçek oldu. Konserden sonra lunaparka da gittik, çok eğlenceliydi.

TEŞEKKÜR EDERİM BABACIĞIM...

Monday, May 24, 2010

Sultan Papağanları

Onlara Yazık Değil mi?
Sultan Papağanları yabani hayvanlardır. Darıca hayvanat bahçesinde de bir sürü vardı. Bu da komşumuzun bize verdiği "Şirin". Ben böcekler hariç bütün hayvanları çok seviyorum. Böcekleri, onları görünce çok korktuğum için bir türlü sevemiyorum :)
Şimdi zavallı Şirin'e bir bakın, sanki suç işlemiş de onu hapse atmışlar gibi görünmüyormu zavallıcık. Onların ne suçu var diye soruyorum size, bize ne yaptılar ki kendimizi eğlendirmek için onları kafeslere tıkıyoruz. "Kafeste doğup kafeste ölüyorlar. Hiç ormanı göremiyorlar gökyüzünde özgürce uçamıyorlar" diyor annem. Ne kötü değil mi? Hem onlara yaşayacak yer bırakmıyoruz hem de onları evimizde küçücük bir kafese hapsediyoruz. Hem bir şey daha duydum ama daha araştırmadım. Kuşlar eşi olunca konuşmazlarmış, biz onları tek bırakıp konuşturuyoruz. Biz ne kötüyüz, canavar aslında biziz yani bütün insanlar...

Sunday, May 23, 2010

Bot Show 2009


Bot Show 2009'a 5 biletimiz vardı. Dedem, dayım , yengem ve babamla birlikte gittik. Bir yatın üstünde Sena yazması çok hoşuma gitti :) Babam da bol bol fotoğraf çekti.

Thursday, May 20, 2010

Babaannemin Gülleri

Babaannem ve dedem Çınarcık'ta oturuyorlar. Bahçelerinde çok güzel çiçekler ve meyve ağaçları var. Bisikletimi oraya götürdüğümüz için gidince bol bol sürüyorum. Bisikletim kocaman ama dedem bana nasıl bineceğimi öğretti. İkisini de çok seviyorum.

Wednesday, May 19, 2010

Luna Parka Gittik


İzmit fuarındaki lunaparkta kanoya binmeyi önce çok istedik ama sonra annemle babamı götemediğimiz dönüş yerlerinde kardeşim çok korktu. O öyle korkup bağırdığı için de, suya düşeceğiz sanıp bende babam da annem de çok korktuk. Hiç de eğlenceli değilmiş.

Tuesday, May 18, 2010

Doğum Günüm

16 Mayıs 2001 Doğum Günüm
Doğum günüme 20 kişi beklediğimiz için 2 pasta aldık. Bilin bakallm kaçkişi geldi? 9 sadece 9 ve arkadaşlarımdan Necip Fazıl geldi azıcık durdu gitti. Yanımda oturan Meryem Sena sonuna kadar kaldı. Teyzelerim, kuzenlerim, anneannem, dedem ve yengem varlardı. İyiki varlar bütün ailemi çok seviyorum. Babaannem, dedem, halam ve ağabeylerim gelemediler ama yaza telafi edeceğiz hep beraber. Hepsini çok seviyorum. Biz kocaman bir aileyiz...

Melek Akvaryumu

Kocaman Akvaryumumuz
Akvaryumumuz kocaman ve bu koca şeyi annemle babam birlikte yaptılar. Bunlar da benim meleklerim, portakal ve bugu... Ben onları çok seviyordum ama burgu eşi portakal ölünce çok yalnız kaldı ve üzüldü. Balıklar bir acayipler, üzüldüler mi ölüyorlar. Biz de ölmesin diye onu verdik, ben onu çok seviyordum adını gümüş pulları burgu burgu gözüküyor diye ben istedim. Onun için böylesi daha iyi.




































Friday, April 2, 2010

Çınarcık'ta Akşam Saati

Çınarcık'a gider ken babam bu resmi arabadan çekti. Süper bir akşambı. Babaannemlere gidiyorduk. Oranın manzarası çok güzeldi.

Sunday, March 28, 2010

İlk Sinemam (Dersimiz Atatürk)

İlk sinemama sınıf olarak gittik. Alışık olmadığım için çok tuhaf  geldi.Örneğin : Birden ışık kapandı. Işığın kapanmasıyla benim yerimden sıçramam bir oldu. Öyle korktum ki iki satır şeyle anlatamam. Suç bende değil. Banane! Onlar da ışığı hemen kapatmasaydılar. Sinemada bir çocuğun dedesi, ona ve arkadaşlarına Atatürk 'ün hayatını anlatırken ayıptır söylemesi Atatürk'ü kıskanan kız, yani ben ağlıyordum. :((
1. dünya savaşı;
Birden toplar patlıyor,
 -Beni galba Bakırköy Hastanesine kapatacaklar diye şüpelendim. Sesi öyle çok açmışlar ki. Camlar zangırdadı, yer yerinden oynadı,kulaklarım pa
zangırdladı. Ama  tiyatrodan televizyondan daha güzeldi.


:))

Wednesday, March 17, 2010

Sıloganı ile birlikte süper ödevim

Ödevim doğa ile ilgili.Sıloganım ise "çevremizi kirletmek geleceğimizi kirletmektir". Öretmenim Seyfettin her ödevimi asıyor.Çaba gösterince oluyor.
:))

Tuesday, March 16, 2010

Performans Ödevim


Performans ödevimin konusu, atık mazemelerle kumbara yapmaktı.Annemin yadımıyla çok güzel oldu.
Ben 9 yaşındayım ve harika şeyler yapıyorum . Hello kitty dergisini arkadaşlarımla yaptık.